3 results listed
Arap Dili çok zengin bir dildir. Bunun en büyük göstergelerinden biri de
Kur’an’ın bu dille indirilmiş olmasıdır. İlahi mesajın engin manalarını, tüm
çağları kapsayabilecek bir formda ifade etmede Arapça uygun bir dil
olmasaydı Kur’an’ın dili belki de farklı bir dil olacaktı. Bu dilin bu gibi derin
anlamları kuşatabilmesinde, az kelimeyle çok anlam ifade edebilme anlamına
gelen veciz ifadeler barındırması büyük bir etkendir. Bu ifadeler sayesinde
tek
bir
kelime
yeri
ve
zamanına
göre
farklı
anlaşılma
potansiyeli
kazanabilmektedir. Hatta bazen okuyucudan okuyucuya göre aynı kelimeye
verilen anlam başkalaşabilmektedir. Veciz ifade üslubu bu elastikiyeti iki
türlü elde edebilmektedir. Birincisi, cümle içerisinden hazf edilen harf, kelime
ve cümlelerle, ikincisi, birden çok anlam yüklenebilen kelimelerin seçimiyle.
Kur’an’da her iki tür kullanım da bulunmaktadır. Burada şunu da belirtmek
gerekir ki Kur’an baştan sona bu tür veciz bir üslubu kullanmamıştır. Zira
hitap ettiği toplumun sahip oldukları durum ve şartlar kimi zaman veciz
konuşmayı, kimi zaman da uzun anlatımı gerektirmiştir. Bir diğer deyişle
veciz konuşma üslubu, gelişi güzel kullanılan, muhataplardan ve şartlarından
bağımsız değildir. Bizim bu çalışmada ele alacağımız nekra isimler veciz ifade
türlerinin ikinci kısmına, yani birden çok anlamı bulunan kelime seçimleriyle
veciz konuşma kısmına girmektedir. Kur’an’ın dilindeki bu kuşatıcı
özelliklerin etkisini ortaya koymak daha çok ve öncelikle tefsir çalışmaları
yapanların üzerine düşmektedir. Bu bakımdan Arap Dilinin yapısal
özelliklerinin Kur’an yorumuna etkisinin incelendiği çalışmalar artırılmalıdır.
Buna katkı amacıyla biz de nekra isimler üzerinde duracak, bu isimlerin
Kur’an’ın veciz ifade üslubundaki yerini göstereceğiz. Öncelikle nekra ismin
tanımı ve kullanım alanlarını anlatacak, sonrasında Kur’an ayetleri üzerinde
bu isimlerin farklı yorumlara nasıl kapı araladığını zikredeceğiz.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Avnullah Enes ATEŞ
Kur’an-ı Kerîm Müslümanların kutsal kitabıdır. Dili, fasih bir Arapçadır.
Belagat ve fesahatte zirvede olan bir topluma nazil olduğundan
muhataplarının dile olan beceri ve meraklarını dikkate almıştır. Bu nedenle
İslam’a cephe almış olanları bile kendine hayran bırakacak bir üslup
kullanmıştır. Kur’an-ı Kerîm’in kulağa ve gönle hitap eden bu etkisinin, dili
Arapça olmayan diğer Müslüman toplumlara da ulaştırılması dini bir
sorumluluk olarak addedilmelidir. Bu nedenle Kur’an’ın tercümesi titizlikle
yapılmalı; içerdiği anlam ve edebi üslupların hedef dilde yankı uyandırması
sağlanmalıdır. Bu yapılmadığı takdirde okuması sıkıcı, anlaşılması zor ve
edebi zevke hitap etmeyen bir metnin, tercüme dahi olsa, Allah’a isnadının
söz konusu olacağı unutulmamalıdır. Dolayısıyla Kur’an meali yazarlarının,
kaynak dilin yanında hedef dile hâkim olmaları ve bu dilin muhataplarının
kulağına ve gönlüne hitap edebilme kaygısı taşımaları gerekmektedir.
Türkiye’de yüzün üzerinde Kur’an meali bulunur ancak halk nezdinde
mezkûr etkiyi bırakabilmiş olanlar parmak sayısını geçmez. Bu; kaynak dile
veya hedef dile yeterince vakıf olunmaması, hedef dile aktarımda edebi
kaygının duyulmaması, kaynak dile olan yersiz ve gereksiz sadakat ve daha
birçok şey ile açıklanabilir. Nitekim tertip edilen meal sempozyumlarında bu
sorunlara değinilmiş, tercüme problemleriyle ilgili kitap, makale ve tezlerde
bunlar anlatılmıştır. Ancak bu problemlere genel çerçevede ve sathi olarak
değinilmiş; hususi konularda derin araştırmalar çok fazla yapılmamıştır.
Hâlbuki sorunların daha spesifik gösterilmesi ve bunlara çözüm önerilerinin
sunulması gerekmektedir. Bu nedenle bu çalışmada, dar çerçeveli bir konu
olarak Kur’an’daki haber ve inşâ cümlelerinin mecazi kullanımları bir
tercüme problemi olarak ele alınacaktır. Bunların hedef dile doğru
aktarılamaması durumunda ortaya çıkan sorunlar tespit edilecek ve bunlara
somut çözüm önerilerinde bulunulacaktır. Konunun müşahhas kılınması
noktasında Türkiye’de belli niteliklerle öne çıkan ve halk arasında daha çok
okunan mealler incelenecektir. Öncelikle Arap Dilinde haber ve inşâ
cümlelerinin kavramsal çerçevesi çizilecek ve bunların mecazi kullanımlarına
değinilecek, ardından konu bağlamında örnek ayetler üzerinden konu
belirgin kılınacaktır. Bu örnek ayetler ise Türkiye’deki meallerin genelinde
hatalı çevrilenlerden seçilecektir. İşleyiş olarak; ayetin içerisinde yer alan
mecazi kullanım gösterilecek, meallerin ilgili yeri çevirileri değerlendirilecek,
problem tespit edilerek önerilerde bulunulacaktır. Böylelikle Kur’an-ı
Kerîm’in tercüme edilmesi noktasında belli kaygıların güdülmesi gerektiği
ortaya konulmuş olacaktır.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Avnullah Enes ATEŞ
The Holy Qur'an is the sacred book of Muslims. He is an Arabic word. Belagat
and a congregation with a summit in mind, have taken into account the skills
and curiosity of the addressee's language since it is a nazil. For this reason,
even those who have received Islamic façades have used a style that will
amaze them. It is to be taken as a religious responsibility that this effect of the
Qur'an, which appeals to the ear and the heart, should be conveyed to other
non-Arabic Muslim societies. For this reason, the translation of the Qur'an
must be done meticulously; the meaning and literary styles that it contains
should be echoed at the target. If this is not done, it should not be forgotten
that a text that is boring to read, hard to understand, and does not appeal to
literary taste, even if it is translated, will be subject to God. Therefore, the
writers of the Qur'an must be dominant in the target language besides the
source language, and they need to bear the concern of addressing the heart
and the heart of their interlocutors.
There is so much Quran translations in Turkey, but those who could make an
impact before the public does not exceed the number of fingers. This can be
explained by the lack of knowledge of the source language or the target
language, the lack of literacy in the transfer to the target language, the
unreasonable and unnecessary loyalty to the source language, and many
more. As a matter of fact, these problems are mentioned in the arranged meal
symposiums, and these are explained in books, articles and theses related to
translation problems. However, these problems are superficially mentioned;
There have not been many studies on specific issues. However, it is necessary
to present the problems more specifically and propose solutions to them. For
this reason, in this work, the metaphorical uses of news and wishes in the
Qur'an as a narrowly framed issue will be considered as a translation
problem. Problems that arise when these can not be transferred to the target
language will be identified and concrete solutions will be provided. Subject to
the point made in the concrete with certain qualities that stand out in Turkey
and the meal will be examined more widely read among the people. Firstly,
the conceptual framework of news and wishes in Arabic language will be
drawn, their metaphorical uses will be mentioned and then the subject will be
made clear through sample verses in the context of the subject. If this sample
will be selected from those verses translated incorrectly in Turkey throughout
the meal. Metaphorical usage in the verse will be used as a function,
translation of the place of the meals will be evaluated, problems will be
determined and suggestions will be made. Thus, it must be pointed out that
certain concerns must be laid down at the point of translation of the Qur'an.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Avnullah Enes ATEŞ